
YALÇIN
16 Mayis 2016 01:15:49
Bizim buralarda gazetecilik, yerüstü madenciliğidir.
Yeraltı madencileri, kömür üretir.
Bizler, haber ve fikir üretiriz.
Yer altı madenciliği belalı bir meslektir.
Kapak düşer, göçük olur, su basar ocağı, grizu patlar, kör nefes, uykuda götürür insanı
Mesleğin fıtratında var bu derler. Gazetelerde tek sütunluk haber olursanız, ne ala
Şanslıysanız, emekliliğe kadar kurtarmışsanız postu, bu kez ciğerlerinizin içine sıvanan kömür tozu bırakmaz yakanızı
Tıp dilinde buna pnömokyoz denilir. Bir yudum temiz soluk, bir nimet olur yaşamınız boyunca
Gazetecilik de belalı bir meslektir.
Bir genelleme yapacak olursak, adam gibi bir gazeteciyseniz eğer, soruşturmalara uğrarsınız, adliye komşu kapınız olur. Kimi zaman gözaltına alınırsınız, cezaevi kültürü edinirsiniz kimi zaman; gazlanır, coplanırsınız. Vurulursunuz
Dur-durak bilmeyen ağır çalışma koşulları çok şey alır götürür bedeninizden.
Erken yaşta ölümler, organ kayıpları, kronik hastalıklar, hep bizler içindir.
Yer altı madencileri üç kuruşa çalışır.
Gazeteciler de !.. Haber namusuna sahip, düşündüklerini cesurca açıklayan, hırsıza-zorbaya metelik vermeyen, fincancı katırlarını ürkütmekten kaçınmayan başı dik bir gazeteciyseniz, üç kuruşu bulamadığınız zamanlar da olur !..
Bizim buralarda gazetecilikten zengin olan yoktur.
Ama, çay-simite talim eden çoktur !
Gazetecilikten, gazeteciler değil,gazeteciliği maske olarak kullanan hırsızlar, şantajcılar, kıç yalayanlar, üçkağıtçılar zengin olur, bizim buralarda da
Ama, onlar gazeteci sayılmazlar çok şükür !..
o o o
Yukarıda yazdıklarım sevgili Yalçının tabutunun başında saygı duruşu yaparken geldi geçti aklımdan
Yalçın, mürettiphane görmüş kuşaktandı. Mutfakta da çalışırdı, sahada da.. Makinaya kağıt verirken de görürdünüz onu, haber kovalarken de
Yer altı madencileri gibi, ekmeğini taştan çıkarırdı
Bana baba derdi; yakın dostlarına şekerim diye seslenirdi. Bunlar, içinin güzelliğinin diline yansımasıydı onun
Gönül adamıydı Yalçın, güzel insandı
.Daha ne olsun ?
Geriye dönüp bakıyorum
Baba-oğul Kayalılar yok artık.Birol Karadeniz de
Mürettiphane kuşağının önde gelenlerinden Avni de yok, Kemal de, sevgili Halidun Özçakır da, Mustafa da, Behzat Atalar da, Kemal Çetindağ ile Nihat Can da
Ta içimden eski bir türkü yükseliyor bu satırları yazarken:
Çarşambayı sel aldı/Zaten eskilerden kim kaldı ?
Bir sevgili Bedri Ağbimiz, bir de ben !..
o o o
Yerel basında hoş bir renkti Yalçın. O renk yok artık !..
Onu çok özleyeceğim
Işıklar içinde yat, sevgili evlat
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








